Yükleniyor...
  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Çalışma Alanlarım
  • Akademik
  • Medya
  • KVKK
  • İletişim
logo
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara

Prof. Dr. Birim Günay Kılıç

Çocuk ve Genç Psikiyatristi - Psikoterapist

Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç - Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ankara

Çocuk ve Genç Psikiyatrisi: Nörogelişimsel ve Psikiyatrik Bozukluklar

Çocukluk ve ergenlik dönemi; bilişsel, duygusal, sosyal ve davranışsal gelişimin hızla devam ettiği önemli bir süreçtir. Bu dönemde ortaya çıkan ruhsal, gelişimsel veya davranışsal güçlüklerin doğru şekilde değerlendirilmesi, çocuğun gelişiminin ve aile yaşamının desteklenmesi açısından önem taşır. Çocuk ve genç psikiyatrisi; çocukların ve ergenlerin yaşadığı nörogelişimsel bozukluklar, duygudurum sorunları, kaygı bozuklukları, davranış sorunları, aile ve arkadaş ilişkilerinde yaşanan güçlükler gibi birçok farklı alanla ilgilenmektedir.

Nörogelişimsel Bozukluklar

Nörogelişimsel bozukluklar genellikle gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkan ve çocuğun kişisel, sosyal, akademik veya günlük yaşam becerilerini farklı düzeylerde etkileyebilen durumlardır. Belirtiler ve ihtiyaçlar her çocukta farklı olabileceğinden değerlendirme sürecinin çocuğa özgü olarak ele alınması önemlidir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); dikkat süresinin düzenlenmesinde güçlük, dürtüsellik ve yaşa uygun olmayan hareketlilik gibi belirtilerle görülebilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocuğun okul başarısını, arkadaş ilişkilerini, aile içindeki davranışlarını ve günlük yaşamını etkileyebilir. Belirtilerin çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve farklı ortamlardaki davranışları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.

Otizm

Otizm spektrum bozukluğu; sosyal iletişim ve etkileşim alanındaki farklılıkların yanı sıra sınırlı veya tekrarlayıcı davranış ve ilgi örüntüleriyle karakterize edilen nörogelişimsel bir durumdur. Otizm belirtileri ve destek gereksinimleri kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilir. Erken değerlendirme ve çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun desteklerin planlanması gelişim sürecinde önem taşır.

Öğrenme Bozuklukları ve Bilişsel Yetersizlik

Öğrenme sürecinde yaşanan güçlükler okuma, yazma, matematik, anlama, hatırlama veya akademik becerilerin farklı alanlarında görülebilir. Bilişsel gelişimde yaşanan yetersizlikler de çocuğun öğrenme hızını ve günlük yaşam becerilerini etkileyebilir. Çocuğun güçlü olduğu ve desteklenmesi gereken alanların belirlenmesi uygun eğitim ve destek programlarının oluşturulmasına yardımcı olur.

İletişim Bozuklukları

İletişim bozuklukları; dil gelişimi, konuşma, sözel anlatım, dili anlama veya sosyal iletişim alanlarında ortaya çıkabilen güçlükleri kapsar. Çocuğun yaşına göre beklenen dil ve iletişim becerilerinin değerlendirilmesi, yaşanan güçlüğün niteliğinin belirlenmesinde önemlidir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB), kişinin istemediği halde tekrar tekrar zihnine gelen düşünceler ve bu düşüncelerin oluşturduğu sıkıntıyı azaltmak amacıyla gerçekleştirdiği tekrarlayıcı davranışlarla ortaya çıkabilir. Çocuklarda belirtiler bazen aile tarafından alışkanlık veya inatçı davranış olarak değerlendirilebilir. Belirtilerin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.

Tik Bozuklukları

Tikler; istem dışı veya kontrol edilmesi güç, tekrarlayıcı hareketler ya da sesler şeklinde görülebilir. Göz kırpma, yüz hareketleri, boğaz temizleme veya çeşitli sesler çıkarma bunlara örnek olabilir. Tiklerin sıklığı, süresi ve çocuğun yaşamına etkisi değerlendirme sürecinde dikkate alınır.

Psikiyatrik Bozukluk ve Sendromlar

Çocuk ve ergenlerde görülen psikiyatrik sorunlar yalnızca çocuğun ruhsal durumunu değil; aile ilişkilerini, okul yaşamını, arkadaşlıklarını ve sosyal gelişimini de etkileyebilir. Yaşanan belirtilerin gelişim döneminin doğal özelliklerinden mi yoksa profesyonel değerlendirme gerektiren bir durumdan mı kaynaklandığının belirlenmesi önemlidir.

Duygudurum Bozuklukları: Depresyon ve Bipolar Bozukluk

Çocuk ve ergenlerde depresyon; üzüntü, isteksizlik, içe kapanma, öfke, uyku ve iştah değişiklikleri veya daha önce keyif alınan etkinliklere karşı ilginin azalması gibi farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bipolar bozuklukta ise duygudurum ve enerji düzeyinde belirgin değişiklikler görülebilir. Belirtilerin süresi, şiddeti ve günlük yaşama etkileri değerlendirilmelidir.

Kaygı Bozuklukları

Çocukluk ve ergenlik döneminde ayrılma anksiyetesi, panik belirtileri, okul korkusu ve sosyal fobi gibi farklı kaygı sorunları görülebilir. Yoğun kaygı; çocuğun okula gitmesini, arkadaşlık kurmasını veya günlük etkinliklere katılmasını zorlaştırabilir.

Ayrılma Anksiyetesi

Çocuğun ebeveynlerinden veya bağlandığı kişilerden ayrılma konusunda gelişim döneminden beklenenden daha yoğun kaygı yaşaması şeklinde görülebilir.

Panik, Okul Korkusu ve Sosyal Fobi

Panik belirtileri yoğun korku ve fiziksel belirtilerle ortaya çıkabilir. Okul korkusu çocuğun okula gitmekten kaçınmasına, sosyal fobi ise sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşamasına neden olabilir.

Psikotik Bozukluklar

Psikotik belirtiler çocukluk ve ergenlik döneminde dikkatle değerlendirilmesi gereken durumlardır. Gerçekliği değerlendirmede güçlükler veya düşünce ve algıda belirgin değişiklikler görüldüğünde kapsamlı psikiyatrik değerlendirme önem taşır.

Öfke Nöbetleri

Çocuklarda öfke zaman zaman gelişimin doğal bir parçası olmakla birlikte, sık tekrarlayan, uzun süren veya çocuğun ve ailenin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyen öfke nöbetlerinin altında farklı duygusal ya da davranışsal nedenler bulunabilir.

Deri Yolma ve Saç Yolma

Tekrarlayıcı şekilde deri yolma veya saç yolma davranışları çocuk ve ergenlerin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini etkileyebilir. Davranışların ne zaman ortaya çıktığı, hangi durumlarda arttığı ve eşlik eden duygusal sorunların bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Arkadaş ve Aile İlişkilerinde Sorunlar

Çocuğun ruhsal gelişiminde aile ve arkadaş ilişkileri önemli bir yere sahiptir. Arkadaş edinme güçlüğü, dışlanma, çatışmalar veya aile içindeki iletişim problemleri çocuğun duygusal durumunu etkileyebilir.

Anababa Çocuk İlişkisi Sorunu

Ebeveyn ve çocuk arasında yaşanan iletişim güçlükleri, yoğun çatışmalar veya sınır koyma konusunda yaşanan sorunlar aile yaşamını zorlaştırabilir. Sorunun yalnızca çocuk üzerinden değil, aile ilişkileri çerçevesinde de değerlendirilmesi gerekebilir.

Kardeş İlişkisi Sorunu

Kardeş kıskançlığı ve kardeşler arasındaki çatışmalar belirli ölçülerde doğal olmakla birlikte, yoğun ve sürekli hale geldiğinde aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

Özgül Öğrenme Bozukluğu (Disleksi)

Disleksi başta okuma becerileri olmak üzere yazılı dili kullanma ve akademik öğrenmenin çeşitli alanlarında güçlüklerle ortaya çıkabilir. Çocuğun genel gelişimi ve akademik becerileri birlikte değerlendirilerek ihtiyaç duyduğu destek alanları belirlenebilir.

Konuşma Bozuklukları

Konuşmanın akıcılığı, seslerin doğru üretilmesi veya sözel anlatım becerilerindeki güçlükler çocuğun iletişimini ve sosyal yaşamını etkileyebilir. Çocuğun yaşına ve gelişim özelliklerine uygun bir değerlendirme yapılması önemlidir.

Davranış Bozuklukları

Kurallara uymakta güçlük, saldırgan davranışlar, yoğun karşı gelme veya sosyal çevreyle sürekli çatışma gibi davranışların nedenlerinin değerlendirilmesi, uygun yaklaşımın belirlenmesine yardımcı olur.

Enürezis (İdrar Kaçırma) ve Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)

Gelişimsel olarak mesane ve bağırsak kontrolünün beklendiği yaşlardan sonra devam eden idrar veya dışkı kaçırma sorunlarında tıbbi ve psikolojik etkenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Yeme Bozuklukları

Bebeklikten ergenlik dönemine kadar yeme davranışıyla ilgili farklı güçlükler görülebilir. Besin reddi, aşırı seçicilik veya ergenlik döneminde beden algısıyla ilişkili yeme davranışı değişiklikleri değerlendirme gerektirebilir.

Ergenlik Sorunları

Ergenlik; kimlik gelişimi, bağımsızlaşma, arkadaş ilişkileri ve bedensel değişimlerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Bu süreçte aile çatışmaları, okul sorunları, içe kapanma veya davranış değişiklikleri görülebilir.

Cinsiyetinden Hoşnut Olmama

Çocuk veya ergenin cinsiyetiyle ilgili yaşadığı sıkıntıların, duyguların ve psikososyal ihtiyaçların gelişimsel özellikler göz önünde bulundurularak, yargılayıcı olmayan ve kapsamlı bir klinik yaklaşımla değerlendirilmesi önemlidir.

Aile Sorunları: Boşanma, Kayıp ve Yas

Boşanma, aile yapısındaki değişiklikler, sevilen bir kişinin kaybı ve yas süreci çocukları yaşlarına ve gelişim özelliklerine göre farklı şekillerde etkileyebilir. Çocuğun duygularını ifade edebilmesi ve değişen koşullara uyum sağlayabilmesi için gerektiğinde profesyonel destek planlanabilir.

Çocuğun Bedensel, Cinsel ve Duygusal Örselenmesi ve İhmali

Çocuğun bedensel, cinsel veya duygusal olarak örselenmesi ve ihmali, çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığını etkileyebilecek ciddi durumlardır. Böyle bir durumdan şüphelenildiğinde çocuğun güvenliğinin sağlanması ve gerekli profesyonel değerlendirmenin yapılması önceliklidir.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrik Değerlendirmesi

Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde yalnızca görülen belirtiler değil; çocuğun gelişim öyküsü, aile yaşamı, okul süreci, sosyal ilişkileri ve yaşadığı çevre de dikkate alınır. Her çocuk ve ergenin yaşadığı güçlükler ve ihtiyaçları farklı olduğundan değerlendirme ve takip süreci kişiye özgü şekilde planlanır.

Prof. Dr. Birim Günay Kılıç – Çocuk ve Genç Psikiyatristi ve Psikoterapist

Çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan nörogelişimsel, duygusal, davranışsal ve psikiyatrik sorunların değerlendirilmesi; çocuğun mevcut durumunun anlaşılması, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve uygun yaklaşımın planlanması açısından önem taşır.