Prof. Dr. Birim Günay Kılıç
Çocuk ve Genç Psikiyatristi - Psikoterapist
Çocuk ve Genç Psikiyatristi - Psikoterapist
Çocukluk ve ergenlik hızlı değişim dönemleridir. Bu yıllarda duygu, davranış, öğrenme ve sosyal ilişkiler gelişir. Bazı çocuklar bu süreçte belirgin güçlükler yaşayabilir. Bu güçlükler okul yaşamını, aile ilişkilerini ve günlük düzeni etkileyebilir. Çocuk ve genç psikiyatrisi bu belirtileri yaşa ve gelişim düzeyine göre ele alır. Değerlendirme her çocuk için ayrı planlanır.
Nörogelişimsel sorunlar çoğu zaman erken yaşlarda fark edilir. Dikkat, iletişim, öğrenme ve günlük beceriler etkilenebilir. Belirtilerin türü ve şiddeti her çocukta aynı değildir. Bu nedenle çocuğun güçlü yönleri de ihtiyaçları da birlikte değerlendirilir.
DEHB; dikkat, dürtü kontrolü ve hareketlilik alanlarında güçlüklerle görülebilir. Çocuk derse odaklanmakta veya görevini sürdürmekte zorlanabilir. Acele davranma ve yoğun hareketlilik de görülebilir. Bu durum okul başarısını ve arkadaş ilişkilerini etkileyebilir. Değerlendirmede farklı ortamlardaki davranışlar birlikte ele alınır.
Otizm, sosyal iletişim ve etkileşim alanında farklılıklarla görülebilir. Tekrarlayan davranışlar veya sınırlı ilgi alanları eşlik edebilir. Her çocuğun özellikleri ve destek ihtiyacı farklıdır. Erken değerlendirme, uygun desteğin planlanmasına yardımcı olur.
Öğrenme güçlükleri okuma, yazma veya matematik alanında görülebilir. Disleksi özellikle okuma ve yazılı dili kullanma becerilerini etkileyebilir. Çocuğun akademik becerileri ayrıntılı biçimde incelenir. Güçlü alanların belirlenmesi de önemlidir. Böylece ihtiyaç duyulan eğitim desteği daha doğru planlanabilir.
Bazı çocuklar dili anlama veya kendini anlatma konusunda zorlanabilir. Konuşmanın akıcılığı ya da seslerin üretimi de etkilenebilir. Sosyal iletişimde yaşanan güçlükler ayrıca ele alınır. Değerlendirme çocuğun yaşı ve gelişim özellikleri dikkate alınarak yapılır.
Obsesif Kompülsif Bozuklukta istenmeyen düşünceler tekrar edebilir. Çocuk kaygısını azaltmak için bazı davranışları sık sık yapabilir. Tikler ise tekrarlayan hareketler veya sesler şeklinde görülebilir. Göz kırpma ve boğaz temizleme buna örnektir. Belirtilerin sıklığı ve günlük yaşama etkisi değerlendirilir.
Ruhsal sorunlar çocuğun duygu durumunu ve günlük yaşamını etkileyebilir. Okul, aile ve arkadaş ilişkilerinde değişiklikler görülebilir. Her belirti bir bozukluk anlamına gelmez. Belirtinin süresi, şiddeti ve işlevselliğe etkisi önemlidir.
Depresyon çocuklarda üzüntü veya isteksizlik ile görülebilir. İçe kapanma, öfke ve uyku değişiklikleri de ortaya çıkabilir. Daha önce sevilen etkinliklere ilgi azalabilir. Bipolar bozuklukta duygu durumu ve enerji düzeyi belirgin biçimde değişebilir. Bu belirtiler ayrıntılı bir klinik değerlendirme gerektirir.
Çocuk ve ergenlerde farklı kaygı sorunları görülebilir. Ayrılma kaygısı, panik, okul korkusu ve sosyal fobi bunlar arasındadır. Yoğun kaygı okula gitmeyi veya sosyal ortamlara katılmayı zorlaştırabilir. Çocuğun kaçındığı durumlar ve yaşadığı bedensel belirtiler değerlendirilir.
Öfke gelişimin doğal bir parçasıdır. Ancak çok sık veya uzun süren öfke nöbetleri günlük yaşamı zorlaştırabilir. Kurallara uymakta güçlük ve yoğun karşı gelme de görülebilir. Davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığını anlamak önemlidir. Aile ve okuldan alınan bilgiler değerlendirmeye katkı sağlar.
Deri veya saç yolma davranışı tekrarlayıcı hale gelebilir. Bu davranış sosyal yaşamı ve günlük düzeni etkileyebilir. Ne zaman başladığı ve hangi durumlarda arttığı araştırılır. Eşlik eden kaygı veya başka duygusal sorunlar da değerlendirilir.
Aile ve arkadaş ilişkileri çocukların ruhsal gelişiminde önemli yer tutar. Dışlanma, arkadaş edinme güçlüğü veya sık çatışma sorun yaratabilir. Ebeveyn ile çocuk arasındaki iletişim de değerlendirilir. Kardeş kıskançlığı ve yoğun kardeş çatışmaları da aile düzenini etkileyebilir. Sorunlar yalnızca çocuk üzerinden ele alınmaz. Aile içindeki ilişkiler de dikkate alınır.
İdrar veya dışkı kaçırma bazı çocuklarda beklenen yaştan sonra sürebilir. Böyle durumlarda hem tıbbi hem ruhsal etkenler göz önünde bulundurulur. Çocuğun gelişim öyküsü ve günlük alışkanlıkları değerlendirilir.
Yeme ile ilgili güçlükler farklı yaşlarda görülebilir. Besin reddi ve aşırı seçicilik küçük yaşlarda ortaya çıkabilir. Ergenlikte beden algısı ile ilişkili sorunlar görülebilir. Yeme davranışındaki belirgin değişiklikler kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir.
Ergenlikte kimlik, bağımsızlık ve arkadaş ilişkileri önem kazanır. Bedensel ve duygusal değişimler hızlanır. Aile çatışmaları veya okul sorunları bu dönemde artabilir. İçe kapanma ve belirgin davranış değişiklikleri de görülebilir. Gencin yaşadığı güçlükler kendi gelişim dönemi içinde ele alınır.
Boşanma ve aile yapısındaki değişiklikler çocukları etkileyebilir. Sevilen bir kişinin kaybı da yoğun duygulara yol açabilir. Çocuğun tepkisi yaşına göre değişir. Duygularını ifade etmesi ve yeni koşullara uyum sağlaması desteklenebilir.
Bedensel, cinsel veya duygusal örselenme ciddi bir durumdur. İhmal de çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığını etkileyebilir. Böyle bir durumdan şüphe edildiğinde çocuğun güvenliği önceliklidir. Gerekli profesyonel değerlendirme gecikmeden planlanmalıdır.
Değerlendirmede yalnızca görülen belirtiye bakılmaz. Çocuğun gelişim öyküsü ve aile yaşamı ele alınır. Okul süreci ve sosyal ilişkiler de değerlendirilir. Gerektiğinde farklı kaynaklardan bilgi alınabilir. Amaç, yaşanan güçlüğü doğru biçimde anlamaktır. Takip ve yaklaşım çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır.
Bu sayfada ele alınan başlıca değerlendirme ve çalışma alanları şunlardır:
Dünya Sağlık Örgütü'nün 1 Eylül 2025 tarihli ergen ruh sağlığı bilgi notuna göre dünya genelinde 10-19 yaş grubundaki her 7 gençten yaklaşık 1'i ruhsal bir bozukluk yaşamaktadır. Bu küresel veri bireysel tanı anlamına gelmez; çocuk ve ergenlerde belirtilerin yaş, gelişim düzeyi, süresi, şiddeti ve günlük yaşama etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – Mental health of adolescents, 1 Eylül 2025
Prof. Dr. Birim Günay Kılıç, Ankara'da çocuk ve genç psikiyatrisi ile psikoterapi alanında çalışmaktadır. Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen gelişimsel, duygusal ve davranışsal sorunları değerlendirir. Her çocuk ve ergen için klinik ihtiyaçlara uygun bir değerlendirme süreci planlanır.